Sağ cebimde gezdirdiğim avuntularım var. Kilitli bir sandık içinde eli kolu bağlı duruyorum. Burdan bir çıkış varsa eğer, sol elinle sağ elimin arasındaki kilometreler önemsiz mesafeler olabilir. Sesli düşünmek ile sessiz ağlamak zor kalabalığın içindeyken. Yalnız kalmaya ihtiyaç duyulan dakikalar parası neyse verilip alınabilir, ancak mevcuttaki birikim diğer para birimlerine karşı değerini yitirmiş. Bir gün, biri gelip önce rüyama girecek, sonra hiç çıkmayacakmış, farklı zamanlarda farklı dalışlar yapılacakmış derinlere, O beni götürecek, ya da ben Onu. Gittiğimiz yerlerde farklı nesnelerde aynı ağlayan yüzü görecekmişiz.
Benim süngüm kırık, Onun tırnakları.. Kaybederken gülmek nerede saklanmış bir ruh halinin sobelenmesidir? Açlığımın, susuzluğumun yerine ne koydun sen? Ateş altındayken, siperde aşk yaşamak kadar delice cesaretleri olan başka kim vardır ki?
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder