Aşk cennet gibidir.
Banyodan yeni çıkan sevgilinin tadı, cennetteki hurmalar kadar tarifsiz ve güzeldir.
Gece sürprizlerini özledim, birde sahilde şarap içmeyi. Susuz çöllere terkedip gitmek istediğim yanlışlarım var. Herhangi bir yangını söndürecek kadar gözyaşı döktüm bu gece, aramamak içinse anlamsız meşgaleler buldum kendime, banyoyu tamir edip temizledim önce, sonra biraz yemek yaptım bize, ama sen yoktun. Tuzluğa bakarken içi burkulurmu insanın? ya da bir diş fırçasına? Anladım ki sadece sen varken anlamı var herşeyin. Zaman zaman ayarım kaçsada iyi bilirsinki seni üzmek benim için kendi ciğerime bir bıçak saplamakla aynı şey.
Yarın, dünkü planlarımızı gerçekleştirmek üzere çalışmaya başlayacağım. Birde harita çizdim hayal ettiğin tatil için.
Öyle özledim ki, seni her özlediğimde bir fidan dikseydim, dünya, uzaydan bakıldığında mavi değil yeşil görünürdü. Hasreti hafifletmiyor eşyalarını koklamak, hiçbir bıraktığın senin yerini tutmuyor, fotoğraflardaki gülüşlerin gerçekten güldüğünü bilsem bile inandırmıyor mutlu olduğuna. Neyle avunmaya çalışsam sonu hüsran. Ne olur gitme bir daha bu kadar uzaklara, gitme ki savunmasız saflığım işgal altında can vermesin.
Sonunda ne olursa olsun bu rüyadan uyanmak istemiyorum. Issız cennetimin kara sevdası.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder