21 Eylül 2010 Salı

Kızıma

Yine içmek vardıya ölmek isteyecek kadar, ama beni korkularımdan kurtarıp, yeni korkularla yaşamaya bırakan sen varsın. Sen karanlıktan korktuğun için ben korkmuyorum artık, sen beni severken sorgulamadığın için en çok seni seviyorum... Belkide gerçekten sadece seni seviyorum. Kendi çocukluğundan kurtulamamış kişiliklerin ödüllendirilmesiydin sen. Hangi yanlıştan dönülebilir ki artık? Hangi büyümemişliğin, üzerindeki gereksiz olgunluğa direnen tohumuydun? Dilekler üzerine kurulan evrenin sokak köpekleri kadar sahipsiz ruhuna emanet edilmek senin suçunmuydu? Neyin bedelini ödediğini bilmeden yaşamak zorunda olmak ne acı kızım! Saçının telini sakınırken körpecik yüreğini acıtmak, anlam veremediğin uzaklaşmalara hesap sormak ve -sana- mantıklı bir cevap alamamak ne zordur kızım!

Tüm dileklerimin gerçekleştiği günsün sen! tüm arzuların köreldiği an! Başbaşa eğlendiğimiz çok sevdiğin deniz kenarı Pazar'larımız var kızım.. Yine olacak! En taze günlerin, en iyot kokulu saatleri birlikte geçecek yine.. Konuştuğumuz gibi.. söz verdiğim gibi.. Sana verdiğim her sözü tuttuğum gibi.. Neyi ne kadar istediğini ben biliyorum sadece.. Ne olmak istediğini.. Seni anlamakta zorlanan kimseyle olmana izin vermeyeceğim! Hep aynı yaşta olacağız.. Hep aynı şeyi isteyeceğiz.. Saçlarını hep ben tarayacağım.. Her yemekte yanımda sen oturacaksın.. Her gece birlikte uyuyacağız.. Yani hep senin istediğin gibi. Hiçbir kıskanç gözün uğursuz bakışları bozmayacak huzurumuzu.. İçinde büyüttüğün sabır ödüllendirilecek kızım. Çocuk olduğun halde kimse kadar şikayet etmeyen sen! İşte o kadar büyüksün ki, hiçbir yetişkin senden daha yetişkin olamayacak.. Daha anlayışlı, daha zeki.. Bizbizeyken söylediğin, sıradan insan beynini zorlayan anlayış sözcükleri için, bana gerçekten sadece sen inandığın için, hatta yaşamımı sana borçlu olduğum için, ömrün, sana adanmış bir ömürle birlikte geçecek kızım.

Uğruna ölünecek yeşil gözlerin için yaşıyorum hala, en sözü dinlenilesi kalbin için, içinde yaşamak istediğim gülüşün için... Sakladığın tüm özlemlerini ısıtacağım, yağmurda yürüyecek, berrakta yüzeceğiz... Yine sahilin tüm parklarına tek tek gireceğiz, aynı mısırcı orda olacak yine... Hala kimsenin bilmediği gizli yerimize gideceğiz yine.. Bende gülüyor olacağım artık.

Acıkmışız güz akşamlarının serinine, zemheri biz açıktayken zemheri olur zaten, sağır iklimlerin sıfırın altını sevdiği saatlerde yakalamaya çalışıyoruz en sıcak avuçiçini.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder