21 Eylül 2010 Salı
Yasak Meyve Metaforu
Yasak meyve yendiği için ceza olarak mı gönderilmiştik dünyaya yoksa bu cezanın bir ürünü olarak mı bilinmez ama babaannem orda olsaydı eminim yasak meyveden yapılmış reçelini sürerdik ekmeğin üstüne jelibon şeffaflığında. Yasak olanın tatlılığı ve çekiciliği özünden biraz uzaklaştığımızda bunun meyve olayından öte, yasak bir sevişmenin din adamları tarafından önemli bir toplantı sırasında "bunu nasıl anlatacağız çocuklara" derken zeki, çevik ve yuvarlak hatlı bir rahibenin "çok tatlı bir meyve yemişler diyelim" önerisi önce kabul edilmesede daha iyi bir fikir bulunamadığından, mecazi anlamda "meyve" denmiş ve bu meyvenin dünyada olmadığıda dikkatle belirtilmiştir. Çünkü dünyada, iyi bir sevişmenin yerini alabilecek bir meyve yoktur. Çikolata vardır, ancak onunda beyne ürettirdiği endorfin sadece bir dergi sayfasında gördüğümüz fotoğrafa eşdeğerdir. Bence bu fikir rahibenin, dünyada fantazilerini en büyük kitleye yayan kişi olarak rekorlar kitabına girmesine neden olmalıydı. İnsanın yetişkin olduğu andan itibaren yasak meyvenin bir metafor olduğu gerçekliğini kavraması, bu fikri uygulayanları ziyadesiyle mutlu etmiş ve tenasül eyleminin içindeki zevklerin çocuklar üzerindeki etkisini engellemenin rahatlığıyla ölmüşlerdir. Bazı kesimlere göre de, meyve ile anlatılan ve aslında çiftleşme eyleminden zevk alma olarak bilinen bu durum farazidir. Burada esas olan "iyi ile kötünün" ayırd edilebilmesidir. İyi ile kötü ayırd edilirkende birbirinden çok farklı olan doğu ve batı kültürleri farklı şekilde yorumlamış ve bugünkü doğu ile batı farkı esas olarak ortaya çıkmıştır. Doğudaki geri kalmışlığın nedeni bu metaforu yanlış anlamalarından olabilir.
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder