Bitirdiğimiz her gün bizi yaşanacak yeni bir güne hazırlarken, dün yaptıklarımızın gururuyla yaşamak hepimizin en büyük yaşam gayelerinden biri olmaya devam ediyor...
Doğduğumuz ve yaşadığımız şehrin her geçen gün daha da geliştiğini ve güzelleştiğini görmekteyken, başarının asıl sahibinin inanmayı bilen bir toplum olduğunun farkına varıyorum. Bitirmek üzere başlanan her işin muhakkak başarılacağına inandığım yaşamım boyunca, sahip olmak istediğim en büyük değer çevremde bana güvenen insanların olmasıydı. Her insan kendini bir gün iyi bir yerde görmek ister ancak bunun için gerekli olan aşamalar yorucu ve hassas evrelerden oluşur. Yanılgılar, kafa karışıklıkları ve çevrenin etkisi yaşamımızdaki birçok gelişmeyi ve yolumuzu değiştirirken, bunları yorumlamak hayatımızın gidişatını farklı sonuçlara taşır... Bir yol bulmak, ya da kendi yolunu inşa etmek kolay değildir, çünkü çok fazla dış etken vardır yaşamımız üzerinde rol oynayan. Bir insanın sosyal ve kültürel olarak kendini yetiştirmesi tüm yaşamında edineceği en büyük sermayedir çünkü kişinin vitrini sadece kendisidir. Kendini yetiştirmiş, kültürü, bilgiyi, inancı, terbiyeyi birlikte taşıyan bir insan toplum içinde hakettiği yeri muhakkak bulur. Bilinçli insan, çevresinden edindiği bilgiyi kendi hayat görüşünün süzgecinden geçirip hayat felsefesinde doğru olan yere koyabilen insandır. Hepimizin hayatında zor ve umutsuzlukla kaplı bir dönem vardır veya olacaktır. Paylaşmak ve anlamak umut yokken bile gereklidir. Umut güneş gibidir, bazen bizi aydınlatmaz ama bu yok olduğu anlamına gelmez. Tarihte adı “zafer” olarak adlandırılan hiçbir başarı, güçlünün güçsüzü yenmesi ile kazanılmamıştır. Zafer, umudun görünmediği ancak varolduğunun bilindiği anların sonucudur, sihir ya da büyüyle hatta zevk sefa içinde güle oynaya kazanılmaz. Çalışkan olmak bir insan için büyük bir erdemdir fakat bilgi, akıl ve tutarlılık toplam başarının temel taşıdır. En önemlisi de cesarettir çünkü ileriye doğru bir adım daha atabilmeyi kolay kılan, hiçbirşeyden korkmamaktır. İçimizde hep bir mucize vardır ve daima olacaktır, inanırsanız emin olun bir gün gerçekleşecektir.
Kalemine sağlık olsun İlker..
YanıtlaSil2006'dan bu yana blog yazan biri olarak, iyi ki açmışsın, insanın kendi evi gibisi yok diyorum...
Selam ve saygılarımla.
Evrim Gözener, nam-ı diyar Star Wars hastası Padme Amidala